Saldıray'dan Memleket Manzaraları

Yeni Polis Yasası Üzerine | Jun 18th 2007

Yeni polis yasası 14 Haziran’da cumhurbaşkanının onayını alarak sessizce yürürlüğe girdi. AKP karşışında kaplan kesilen Ahmet Necdet Sezer, demokrasiye ve insan haklarına vurulan bu darbeyi görmezden gelmeyi seçti. Bence Sayın Sezer, “Atatürk, laiklik, türban” kelimelerini içermeyen kanun metinlerine bakmıyor olabilir.

Bakınız AKP milletvekillerinin yarattığı yasa için ne gibi gerekçeler öne sürülmüş meclise verdikleri yasa değişikliği önerisinde:

“Polisin yerine getirdiği görev itibariyle suç önleme ve adli görevlerinin bir bütün olduğu ve birbirini tamamladığı görülmektedir. Bu nedenle Avrupa ve diğer gelişmiş dünya ülkelerindeki uygulamalar paralelinde, ülkemizde de hedeflenen etkin, hızlı ve caydırıcı ceza adalet sisteminin gerçekleştirilebilmesi için, polisin etkinliği artırılmalıdır.”

“Demokratik bir yapıda kişi hak ve özgürlükleri ile kamu güvenliği dengesinin sağlanması büyük önem arz etmektedir. Bu dengenin sağlanması da güvenlik hizmetlerinin eksiksiz yapılmasına bağlıdır.”

“Teklif, temel hak ve özgürlükleri de koruma felsesinden hareketle hazırlanmış; AB standartları, uluslararası ölçütler, çağdaş yaklaşımlar ve yeni güvenlik konsepti göz önünde bulundurulmuştur.”

Öne sürülen sebeplerin hepsi birbirinden güzel, adeta tadından yenmiyor. Baskıcı polis yasasını AB standartları, kişi hak ve özgürlükleri, uluslararası ölçütler, çağdaş yaklaşımlar gibi terimlerle süsleyen milletvekillerine selam olsun, helal olsun. Gerekçelerden sonra bir de kanunun kendisine bakalım:

Birinci madde durdurma yetkisine dair: “…Kişilerin ve araçların durdurulması gerektiğinde zor kullanılması kamu güvenliği ve düzeni açışından bir zorunluluktur. Bu bakımdan durdurulması gereken aracın yapılan uyarı rağmen durmayarak kaçması halinde…. zor ve zor kullanmanın son aşaması olan silah kullanılabilecektir.” Yani polisin uyarısını dinlemeyip kaçan sarhoş sürücüyü polis vurursa ortada ne suçlu olacak ne katil. Güzel güzel, muasır medeniyet seviyesinde arayıp da bulamadıklarım bunlar. Devam edelim.

İkinci maddede arama hükümleri ele alınmış: “Birinci fıkraya göre tehlikenin ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla usulüne göre verilmiş sulh ceza hakiminin kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde mülki amirin yazılı emriyle; kişilerin üstlerinde, araçlarında, özel kağıtlarında ve eşyasında önleme araması yapılacağı öngörülmüştür.” Yani polis kafasına göre arama izni çıkartmadan istediğini arayabilecek, evlere iş yerlerine girebilecek. AB standartları da bunu istiyor bizden.

Durdurma işlemiyle ilgili şöyle bir açıklama yapılmış bir de: “Süreklilik arz edecek, fiili durum ve keyfilik oluşturacak şekilde durdurma işlemi yapılamaz…Polis, durdurduğu kişiye durdurma sebebini bildirir ve durdurma sebebine ilişkin sorular sorabilir.” Bunu yazanlar herhalde hiç sokağa çıkmamışlar. Kanuna göre polis tipini, kılık kıyafetini beğenmeyip, kıl olup kimlik sorduğu adamlara durdurma sebebi olarak ne bildirecek onu merak ediyorum asıl.

Üçüncü maddede suçu önlemeye yönelik arama yetkisi tanımlanmış. Bakalım büyüklerimiz hangi yerlerde önleme aramasına gerek görmüşler:

“Önleme araması aşağıdaki yerlerde yapılabilir:

a. 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamına giren toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapıldığı yerde veya yakın çevresinde.

b. Özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya sendikaların genel kurul toplantılarının yapıldığı yerin yakın çevresinde.

c. Halkın topluca bulunduğu ve toplanabileceği yerlerde.

ç. Öğretim ve eğitim özgürlüğünün sağlanması için her derecede öğretim ve eğitim kurumlarının ve 20 nci maddeinin ikinci fıkrasının (A) bendindeki koşula uygun olarak girilecek yüksek öğretim kurumlarının içinde, bunların yakın çevreleri ile giriş ve çıkışlarında.

d. Umuma veya umuma açık yerlerde…”

En çok da bu kısmı sevdim. Devlet büyükleri düşmanlarını belirlemişler teker teker. Toplu gösteri yapanlardan, sendikalarından, meslek kuruluşlarından pek haz etmiyorlar onu anladım . Üniversitelersiz zaten olmazdı, onlar da dahil. Fakat sonra iyice tozutup halkın toplandığı, umuma açık yerleri de dahil etmişler. Kümeler mantığından hareket edersek önleme aramasının yapılamayacağı yerler olarak ev, iş yeri ve kişinin arabası kalıyor. Kanuna göre umumi tuvalette bile aranabilir kişi. Şu memlekette bir keyfimiz vardı, o da kalmadı.

Yeni Polis Yasasının Tam Metni İçin


1 Yorum »

  1. Ben buyunce polis olacagim. Baska kimin o kadar gucu var?

    Yorum�Yorumlar yazan: Elestirel Gunluk — Temmuz 16, 2007 @ 9:18 pm


Bir şey demek ister misiniz?Yorumlar RSS URI'nin geri izlemesini yap.