Haddim olmayarak Eleştirel Medya Günlüğü‘nün alanına kaymak zorunda kaldım biraz. Çünkü Milliyet’te karşıma çıkan bir haber yine beni benden aldı. Haberimizin özeti şu:
İstanbul’un düşman işgalinin kurtulmasının bilmem kaçıncı yıl dönümü kutlamaları için yapılacak olan kutlamalarını provalarında Ergün Güngör kız öğrencilerin yürüyüşünü beğenmiş ama erkek öğrencilerin ayak uydurmalarını, hizaya girmelerini pek sindirememiş.
Nerden başlasam bilinmez. Öncelikle şekilden gireyim. Milliyet yine Türkiye’nin en iyi gazetesi olduğunu haberin başlığında imla hatasını yaparak “Prova” yerine “Pova” yazarak göstermiş, sonra “öğrgütlerinin” diye bir kelimeyi de dağarcığımıza armağan etmiş. İkincisi böyle saçma sapan etten püften bir haberin gazetede ne işi var. Sonra gelen sayın vali yardımcısı boş gezenin boş kalfası Ergün Güngör kardeşimize…
Herhalde başka işi yok koskoca vali yardımcısının, öğrenciler nasıl yürüyor diye teftişe gelmiş. Bununla da kalmamış sürekli ikazlarıyla milleti yola sokmuş. Aferin kendisine, gurur duydum. Her ile böyle bir vali yardımcısı gelse, Türkiye uzaya çıkar be. Bakın sonra ne demiş vali yardımcısı:
Vali Yardımcısı Güngör yanındaki öğretmene dönerek, “Aslında çocukların pratik yapma şansı yok, yürüyecekleri bir alanları yok, okul bahçeleri malum, onları askerlik yapmadan asker gibi yürütüyoruz. Asker gibi yürütmemek lazım, vereceksin ellerine bayrağı sivil toplum öğrgütlerinin yürüyüşlerinde olduğu gibi serbestçe yürüteceksin” dedi. Bu konuda basına açıklama yapmayan Vali Yardımcısı Güngör, sözlerini tekrarlayarak, “Çocuklarımızı asker gibi yürütmemeliyiz” görüşünü savundu.
He he terbiyemi bozacağım ama kıçımla gülerim ben bu teklife… Hem asker gibi yürütmeyelim, çünkü paratik yapacak alanları yok diyorsun. Ondan sonra da aslında sivil toplum örgütleri gibi serbestçe yürütelim diyorsun. Madem o kadar sivil madem o kadar serbest meraklısıyız, düşün yakasından çocukların o zaman. Okuluna gitsin millet, eğer tatilse okullar gitsin topunu oynasın, takılsın sağda solda. Senelerdir bacak kadar çocukları zorla güneş altında 19 mayıslarda 23 nisanlarda yürüttük de ne oldu. Elimize ne geçti…
Bu vesileyle 19 mayıs için yazdığım eski bir yazıma da bağlantı vereyim.