Saldıray'dan Memleket Manzaraları

Mim Dalgası | Oct 29th 2007

Kandanadam‘dan bir mim dalgası aldım. Nedir efendim, sevdiğimiz bizi ifade eden dizeleri blog’umuza taşıyalım, paylaşalım diye. Bu da bana kırk yılın başı keyifli birşey yazma fırsatı verdi.,

Konu olarak Cinema Paradiso (Cennet Sineması, isme bak isme) filminde geçen ufak bir hikayeyi seçtim. Sebebi ise hikayenin anlamını ve absürt sonunu bir türlü çözememem. Filmlerde hemen hemen her sahne bir amaç güdülerek seyircinin önüne konulurken, bu sahnenin amacını da hikayenin kendisinin ana fikrini de bir türlü çıkartamadım. Aslında çok da uğraşmadım, çünkü bu çözümsüzlük ağzımda çok güzel bir tat bırakmıştır yıllardan beri. Dolayısıyla aramızda yönetmen Tornatore’nin kankası olup da bu sahnenin hikayesini bilenler varsa olayımızın büyüsünü bozmasınlar. Onun dışında her türlü spekülasyona açığız.

Bu link’te ufak bir videosu var, ingilizce alt yazı da koymuşlar. Sahneyi bilmeyenler veya hatırlamak isteyenler burdan izleyebilir. Onun dışında ufak bir Türkçe tercümesini en alta koyuyorum:

http://www.haverford.edu/ital/ustriker/cap15/passrem.htm

“Eskiden bir kral bir ziyafet verir ve orda krallığın en güzel kızı olan prenses vardır. Ama orda nöbet bekleyen bir asker kralın kızını geçerken görür. Prenses ordaki kızların en güzelidir ve asker hemen ona aşık olur.

En sonunda bir gün asker prensesin karşısına çıkar ve onsuz yaşamayacağını söyler. Ve prenses askerin bu güçlü duygularından o kadar etkilenir ki askere şöyle der:

‘Eğer balkonumun altında yüz gün güz gece beklersen, sonunda senin olacağım’

Asker hemen balkonun altına gider ve beklemeye başlar. Bir gün, iki gün, on gün, yirmi gün geçer. Her akşam presens penceresinden kontrol eder ama asker hiç yerinden kıpırdamadan bekler. Yağmurda rüzgarda karda asker hep orda durur. Kuşlar kafasına sıçar, arılar sokar durur ama asker hiç kıpırdamaz.

Doksan geceden sonra asker kurumuş, bembeyaz kesilmiştir, gözlerinden yaşlar süzülüyordur çünkü artık uyuyacak gücü bile kalmamıştır ve prenses hala camdan onu izlemektedir.

Sonra doksan dokuzunda gece gelir. Asker yerinden kalkar, sandalyesini alır ve gider.”


Posted in Gündem

Yorum yapılmamış »

Henüz yorum yapılmamış.

Bir şey demek ister misiniz? Yorumlar RSS URI'nin geri izlemesini yap.

Yazar Hakkında

1983 doğumluyum. İlkokulu, ortaokulu, liseyi ve akabinde üniversiteyi zar zor bitirdim. Futbolu, sinemayı, küfür etmeyi, nifak tohumları ekmeyi çok severim.

Ara

Gezinim

Kategoriler:

Bağlantılar:

Arşiv:

Beslemeler