Saldıray'dan Memleket Manzaraları

Santrada İstiklal Marşı… | Feb 04th 2008

Birçok sefer olduğu gibi, bu defa da yine gazetelerimizden birinde yayımlanan bir haberden yola çıktım. Zaman gazetesinin haberine göre, Fethiye Belediyesi’nin 19 mayıs 2008 tarihinde yapacağı şölende 100 bin kişi aynı anda İstiklal Marşı okuyarak rekor denemesinde bulunacakmış. Fethiye Belediye başkanı Behçet Saatcı’yı bu güzel girişimden dolayı tebrik ediyoruz. Hemen ardından Fethiye’de 100 bin kişiyi nerden bulacak, bulduktan sonra bu kadar insanı nereye toplayacak (bkz. Maracana), akustik tek dişi kalmış canavar mıdır gibi soruları bir yana bırakıp kendisine kulak veriyoruz:

Gençlik Şöleni’ndeki asıl amacın bütün gençleri bir araya toplamak olduğunu belirten Saatcı, şölene çağrılacak sanatçıların da gençlerin isteği doğrultusunda belirlendiğini açıkladı.

Evet ya, hep zaten herşey gençler için, gençlerin isteği doğrultusunda. Madem bu kadar gönüllü iş yapıyoruz, o zaman 19 mayıs’ta okula gelmeyenlere de disiplin cezası vermeyelim, gençler kendi istekleriyle gelsinler törene gelirlerse. Ama o zaman Behçet babanın rekoru araya gider gibi geliyor bana.

Son olarak da 100 bin kişi İstiklal Marşı okuyunca başın göğe mi erecek ey kıro insan diye sormak istiyorum. Kime neyi kanıtlıyoruz? En güzel en kalabalık biz söyleriz milli marşımızı diyince açın karnı mı doyuyor? Ben bunu anlatamadım daha kimseye…

Bir de aklıma gelmişken konuyla alakalı. Bizim lisenin eski asker bir müdürü vardı. Her pazartesi cuma bezdirirdi okul törenlerinde. Atatürk’e, lisemize yakışan şekilde avazımız çıktığı kadar bağırarak söylemediğimiz için İstiklal Marşı’nı iki üç kez üst üste okuturdu manyak herif.

Neyse sonra bir ara yurtdışından bir çocuk gelmişti liseye. Adam Türk olmasına karşı liseye kadar olan kısmı değişik ülkelerde okumuş, babasının işi dolayısıyla galiba. Dolayısıyla genç Türkiye’de liseye gelince biraz sudan çıkmış balık gibi uyum problemi yaşamıştı. Ama bütün bunlar bir yana, bir pazartesi töreninde herkes İstiklal Marşı için ayağa kalktığında adamın ağzından çıkan bu saf soru bence olayı tamamen özetlemiştir: “Yine mi aynı şarkıyı söyleceğiz?”

Al bir de böyle piskopatlar var. Aferin aferin, bale kıyafeti de ne güzel yakışmış.


7 Yorum »

  1. Neye uzulecegimi bile sasirdim dogrusu.

    Defalarca birseyler yazdim ve sildim… Lanet olsun…Gercekten sozcukler yetmiyor artik….

    Yorum yazan: Elestirel Gunluk — Şubat 4, 2008 @ 7:48 pm

  2. Bu postingle ilgisiz ama onemli bir konu: Su “kiro” sozcugu kurtleri asagilamak icin turetilmis irkci bir soylemdir. sasirtti senin agzindan duymak…

    Yorum yazan: Elestirel Gunluk — Şubat 4, 2008 @ 7:50 pm

  3. sevgili EG, aslinda bu kiro lafiyla ilgili aciklamayi onceden duymustum. bir kurt arkadasim var, ona sorayim bu aksam ne diyormus o.

    Yorum yazan: Saldıray — Şubat 5, 2008 @ 10:20 am

  4. Sen arkadasindan arastirirken ben de kendi versiyonumu soyleyeyim. 80 darbesi halka karsi mucadelenin sadece iskencehanelerinden, hapislerden basariya ulasamayacagini anlamasiyla diger darbelerden ayrilir. Belki bunun icin daha basarili olmustir amacina ulasmada. Ilk once dili bozdular. kavramlari karaladilar. Bazilarini yeniden tanimladilar. Keninin zitti anlamlar yuklediler. Entel sozcugu okuyan kesimin okumuslugunu karalamak, bilgiyi, bilmeyi dusman ilan etmek icindi mesela. Okuyan herkes “entel” oluverdi okumamis, okuzler ulkenin modeli oldu. Ibbrahim tatlises entellektueli oldu ulkenin gercek entellektueller 402iliklerle okullardan atilirken, birileri iskencelerden gecerken.

    Neyse uzatmadan asil konuya geceyim. Iste bu donemlerde (1984) PKK ortaya cikinca, ve dagdakilerin “bir avuc saki” olmadigi da anlasilinca ve hele hele Kurt halki icinden saygi da gorunce, Kurt kimligi etnik kimlik olarak kayda deger birsey oluvermeye basladi. Iste tam o donemlerde cok yogun olarak kiro sozcugu herkes tarafindan kullanilmaya baslandi. Ve kurt olmayi cahil, geri zekali, hic birseyden anlamaz, okuz biri olmaya denk dusurdu…

    Dostum unutmaki irkciligin en guclusu insanlarin kafasina onlarin farkina varmadan yerlesenidir…

    Hoscakal..

    Yorum yazan: Elestirel Gunluk — Şubat 9, 2008 @ 8:22 pm

  5. Valla EG hakkin varmis. Bu lafin da nerden ciktigini ogrenmis olduk. Dikkat etmek lazim bundan sonra, zira cok ayip.

    Kurt arkadasimin konuyla ilgili attigim mail’e cevabini koyuyorum asagiya:

    abi Kro Kurtce de erkek cocuk demek oluyor. Genelde Turkce de ki anlaminda kullanildiginda kil olurum ama cogu insan yaptiklarinin ne oldugunu bilmedigi icin cokta sorun deil. ama yinede bir yahudi sen cimrilik yapinca, sana “yahudilik yapma” dedigimi duydugunda ne hissederse bende “kro” kelimesini duyunca onu hissediyorum.

    Yorum yazan: Saldıray — Şubat 11, 2008 @ 2:38 pm

  6. Cok tesekur ederim dostum. Ogrenmeye acik olmak guzeldir. Arkadasinin yanitinda iki onemli nokta var. Birincisi insanlarin bilmeden kullanmalari. Asil mesele de bu zaten. Fasizm ya da irkcilik, cinsiyetcilik ve benzeri seylerin var olmasina ve varligini surdurmesine en cok hizmet eden seyin su “bilmeden’ kullanililiyor olmasidir. Bu toplumun kulturel ilmiklerine boyle isler. Onun icin Turkiye kulturunde irkci soylemler nerdeyse kulturun bir parcasi olmustur. Ornegin karadenizlilere “temel” fikralarinin herbiri suc niteliginde bir asagilama icerir. Kayserililere de oyle, konyalilara da…Bu tur seyler insanlarin bilinaltinda kolayca degismeyecek kaliplar olusturuyorlar.
    Arkadisinin notundaki ikinci sey, kelimenin anlami. Irkcilik iceren sozcukler sozluklerindeki anlamlarindan da bagimsizdirlar. Ornegin ingilizcede “nigger”in anlami yok asli ispanyolca olan bu sozcuk sadece “kara” demekdir. Ama Amerika’nin uzun suren koleci tarihinde bu sozuk zencileri igrenc bir derecede asagilayan, nerdeyse kufur niteligine burunmus bir irkci soylem olmustur.

    Pardon cenem dustu yine. Umarim aciklayabilmisimdir irkci soylemlerin nemeneligini…

    Yorum yazan: Elestirel Gunluk — Şubat 12, 2008 @ 10:42 am

  7. Teşekkür ederim EG, güzel bir noktaya dikkat çekmişsin bilinçaltındaki ırkçılığa değinerek.

    Yorum yazan: Saldıray — Şubat 12, 2008 @ 3:29 pm

Bir şey demek ister misiniz? Yorumlar RSS URI'nin geri izlemesini yap.

Yazar Hakkında

1983 doğumluyum. İlkokulu, ortaokulu, liseyi ve akabinde üniversiteyi zar zor bitirdim. Futbolu, sinemayı, küfür etmeyi, nifak tohumları ekmeyi çok severim.

Ara

Gezinim

Kategoriler:

Bağlantılar:

Arşiv:

Beslemeler