Durex’in her sene birçok ülkede yaptığı insanların seks alışkanlıkları ile ilgili çalışmayı ele geçirdim. Çok zor oldu ama değdi. He he he.
Detayını okursunuz ama hemen dikkatimi çeken birkaç noktaya parmak basayı:
1. Öncelikle Türkler dünyada hayatları boyunca en çok partner ile sevişen millet araştırmaya göre. 14 – 15 gibi bir rakam çıkmış. Daha önce de geyiği yapıldı bunun zaten. Ya bizim adamlar yalan söylüyor şanları yürüsün diye, ya hayat kadınlarıyla yatıyorlar ya da bizim kadınlarımız karda yürüyüp izlerini belli etmiyorlar. Ayrıca herkes bu kadar sevişse bizim başımız kel değil bizim de haberimiz olurdu. Ayrıca her Türk gencinin mütemadiyen abaza gezdiğini gözlemlerken bu istatistiğe kesseniz inanmam. Kendimizi kötü hissettirme Durex…
2. Türkler dünya içinde en çok erotik edebiyat (dergiler de sayılıyor heralde) ve sevişmeyi uzatan ürünlere sahip milletlerden. He he. Dergiler şaşırtmadı zaten. Diğerine de yarası olan gocunsun… Hehe he.
3. Dünya içinde iş yerinde sevişmişler arasında da Türkler ön sıralarda. Buna da inanmıyorum. Biz de çalışıyoruz lan kimi kandırıyorsunuz. Kahvede felan yaptılar kesin bu anketi ya
4. Anal seks konusunda da Türkler dünyanın önde gelen bir millet. Kızlık zarı, bekaret muayesi vs. Anal seks yapar tabii millet. Hem daha güzel oluyormuş, mahalleden Hüseyin abi öyle dedi.
5. Bir de Türkler vibratör konusunda dünyada sonlarda yer alıyorlar. Buna da şaşırmadım, delikanlıyı bozar pilli aletler.
Bazen bakıyorum blog’a gelen gençler google’dan hangi arama terimleri sonucunda ulaşmışlar siteye diye. En son bunu gördüm:
“mustafa kemal sarı zeybek oynadı mı”
OHAA be birader.
Boston Herald gazetesinin haberine göre Boston metrosunda son zamanlarda artan taciz olaylarını önlemek üzere görevlendirilen sivil polisler bir fortçuyu suç üstü yakalamışlar. Peki fortçu kim çıksa beğenirsiniz, Harun Öztürk diye adamın biri. Kendisini canı gönülden tebrik ediyor, ABD’nin Boston kentindeki metro yolcularına IETT otobüslerimizdeki manzaralardan bir kesit sunduğu için tekrar teşekkür ediyoruz. Thank you Harun !
http://www.bostonherald.com/news/regional/general/view.bg?articleid=1081794
Yerli basınımız eksik olmasın yurt dışında bir gazete PKK ile ilgili haber yapınca hemen ispiliyor. Milliyet’ten öğrendiğime göre geçen operasyon sırasında Washington Post muhabirleri PKKlı’larla 5 gün geçirmişler. WP’nin haberine buradan ulaşabilirsiniz, kayıt vs. istiyor da halledin artık bir zahmet. Bilgi beleş değil. Adamlar şahane resimler de koymuşlar. Tercüme edecektim de çok uzundu haber. Bir dahaki sefere artık.
Yazıdan dikkatimi çeken noktalar:
-PKK saatlerini Irak saatine göre değil, Irak yerel saatinden bir saat ileri olan Türkiye’ye göre ayarlıyormuş.
-Operasyon için TSK başarısız oldu demişler, TSK 120 kayıp verdi, biz 10 demişler.
-Muhabirlerle konuşanlardan Elif 10 sene önce Türkiye’de üniversitede iç dizayn okurken okulu bırakıp örgüte katılmış. Van doğumlu Serhat TV muhabirliği yaparken örgüte katılmış.
-PKK Business Royales marka sigara içermiş.
-PKK’ya katılanlara 3 ay zorunlu eğitim verirlermiş.
Geçen gün yine sapık düşünceler beni buldu. Memed’in Kitabı diye doğuda savaşmış askerlerle yapılan röportajlardan oluşan bir kitap vardı, sonra toplatıldı, yazarı mahkemeye çıktı filan.
Düşündüm de Türkiye’nin yakın tarihine damgasını vurmuş PKK hakkında nerdeyse hiçbir şey bilmiyoruz.
Sokaktaki adama sorsak, PKK’nın tarihini, ideolojisini, organizasyonunu basit hatlarıyla bile bilmez. Bu konuda anlattıkları birkaç propaganda lafını geçmez. Dolayısıyla ben de dedim ki kendi kendime, söyle PKK’dan ayrılmış veya ayrılmamış bir terörist (kelime seçimlerine dikkat, gerilla mı desem, siktir et veya rahat olalım, altı üstü bir blog burası) anılarını yazsa, söyle yaptık, örgüte böyle katıldım, eylemlere 3 gün kamp yapıp hazırlandık gibi düzgün bir dilde yazsa, biz de olayın iç yüzünü biraz da olsa öğrensek.
O kitap Türkiye’de kitapçılarda bulunmaz, basanın da götünden kan alırlar ama olsun, internetten de olsa bir yerden ulaşsak güzel olur. Zaten PKK sorununun bu noktada bu kadar çözümsüz olmasını sağlayan faktörlerden bir tanesi de bence TSK ve hükümetin dağdakilerin insan ve vatan evladı olarak görülmesini profesyonel bir şekilde engelleyebilmiş olmaları.
Neyse PKK konusunda yazacaklarım var daha. O degil de Kandil minibüsleri nerden kalkıyor?
Bilmem haberleri okurken dikkat ediyor musunuz bazı kelime seçimlerine, yazılmamış kurallara uyularak herkesin kullandığı bazı ifadelere.
Aşağıdaki tespitlerimde yanılıyor olabilirim ama hafızamın yanıltmadığı kadarıyla yazıyorum.
Mesela Abdullah Öcalan yakalandığında televizyonlarda ilk defa “terörist başı” kavramını duydum ben. PKK ve Apo senelerdir varolmasına rağmen sanki tek bir kaynaktan emir almış gibi bütün medyada bir gecede böyle bir kullanılmaya başladı. Benim hatırladığım kadarıyla önceden yoktu, zaten Türkçe olarak da kulak tırmalıyor. “Bebek katili” lafı da bu aralar çıktı galiba. Ciddi bir yayın kuruluşumuz olsa bu lafı kullanamaz zaten, komik çünkü ana haber bülteninde “bebek katili” diye bir terörist lidere seslenmek. Neyse geçelim bir sonraki tespitimize.
Terörün toplam bilançosuyla ilgili bu. Takdir edersiniz ki futbolsever bir toplum olarak Genelkurmay’ımız bile zaiyatlarına skorbord tarzında açıklıyor. Bu kadar teröristi etkisiz hale getirdik (ohaaa bombanın pimini mi kesiyorsun, adam öldü desenize), bu kadarını canlı aldık, bu kadar da şehit verdik diye tablolamayı severler. Apo yakalandığında terörün toplam bilançosu olarak yerli ve yabancı basında bir 30 bin rakamı geçiyordu. İşte örneğin, 20 sene süren ve 30 bin cana malolan terörün bitmesi için vidi vidi vidi diye cümleler kuruluyordu. Geçen gün farkettim ki bu rakamı hafiften yukarı çekmeye başladılar. Bir iki yerde 40 bin rakamı gördüm, insaflı davrananlar alıştıra alıştıra yapalım diye 35 bin rakamını kullanmışlardı. Apo yakalandığından beri terörün son derece yavaşladığını düşünürsek, geçen yıllar için 5-10 bin kişinin terör yüzünden ölmediğini varsayabiliriz. Peki o zaman nerden çıkıyor bu rakamlar?
Bilmiyorum kaynağını ama sanki arada rakamları daha yukarı çekip olayı daha dramatikleştirme çabası var gibi geliyor bana. Başka bir sebebi de olabilir.
Siz de dikkat edin 30 binden 40 bine çıkan ölü sayısını siz de farkedeceksiniz.