Türkiye’de Kriz: Avrupa Yolunda Yeni Bir Engel Mi?
1 Yorum
Radikal gazetesinde Avrupa Birliği Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü’nün Türkiye üzerinde hazırladığı “Türkiye’de Kriz: Avrupa Yolunda Yeni Bir Engel Mi?“ başlıklı rapor hakkında bir rapor çıktı.
Raporun özetini elimden geldiğince Türkçe’ye çevirdim. Metinin orjinalini buradan ulaşabilirsiniz. Özet kısmı kabaca şöyle:
Türkiye’de devam etmekte bulunan krizi şu etkenlerin ışığında değerlendirmek gerekir: ikiye bölünmüş bir toplum, zayıf bir politik sistem, Doğu Anadolu’daki düşük yoğunluklu isyan, ve ordu egemenliğinde, Kemalizm adı verilen devlet ideolojisine derinden bağlı iktidar zümresi. Kemalistler politik İslam’ı, Kürt milliyetçiliğini ve Avrupa liberalizmini ana rakipleri olarak algılamaktalar. Bu ve bu çalışmada açıklanan diğer sebepler yüzünden, kökleri politik İslam’a dayanan AKP ve ordunun karşı karşıya gelmesi sadece bir an meselesiydi. Halihazırda 2003 ve 2004’te ordu etkin olarak AKP’yi iktidardan devirme yollarını araştırıyordu. Ancak ordunun halk desteğini çekmesi ve halkı protesto için sokaklara dökmesi için Türkiye’de “Avrupa yorgunluğunun” birikmesi ve laik orta sınıfın AKP’nin iddia edilen gizli İslamı planlarından korkusunun artması gerekti.
Bu çalışmada gösterileceği gibi, Türk toplumunun yavaşça İslamcılaşması endişe duyulması gereken bir nokta ancak AKP’nin bunda oynadığı rol çok ufak veya hiç yok. Diğer yanda, ordunun Kemalizm’in laik yönlerini kucaklaması 1980 darbesi akabinde yine aynı ordunun İslam’ı desteklediği göz önüne alınırsa garip kaçabilir. Ancak, şu an gelinen noktada politik İslam’dan çok ordunun Cumhurbaşkanı ve Başkumandan olarak İslami kökenli ve AB yanlısı bir adayı kabul etmemekte ısrarcı olmasının payı var.
Haziran çıkışlı raporun orjinal ismi “Crisis in Turkey: just another bump on the road to Europe?”. Yazarı da Walter Posch. Raporun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz ama ben yine okuduğum önemli noktalara dikkat çekmek istedim:
Yazar öncelikle uzunca ordunun AB’ye karşı çıkmasına değinmiş. AB’nin demokratikleşme kriterlerinden biri de ordunun iktidar üzerindeki etkisinin kalkması olmasından dolayı TSK’nın AB’ye uzak durduğunu belirtmiş. AB ve demokratikleşmenin Kemalizm’in politikadaki pençelerini kaldıracağını söylemiş.
Daha sonra uzun uzadıya Nokta dergisinde yayımlanan darbe günlüklerinden bahsetmiş. Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün darbeye karşı çıktığı fakat kuvvet komutanlarının AKP’yi devirme planları yaptığından bahsetmiş. Darbeci komutanların Aydın Doğan’la buluşup TSK’nın halkın desteğini arkasına alması konusunda yardımcı olmasını istediklerinden bahsetmiş. Özellikle Şener Eruygur’un diğer komutanlardan daha aceleci bir şekilde darbe planları yaptığından ve darbeyi 2004′te yapmayı istediğine değinmiş.
Yazarın bunların dışında biraz daha bilindik konularda yaptığı güzel ve isabetli tespitler var. Ama AKP’nin seçimlerden zayıflayarak çıkacağını tahmin etmiş ve seçim sonuçlarını önceden pek kestirememiş olması kendisine olan güvenimi biraz sarstı. Yine de analizleri ve dipnotları açısından bile önemli bir çalışma, özellikle de AB’nin resmi bir kuruluşu tarafından yayımlanmış olması AB’nin Türkiye’ye bakış açısını yanstıması açısından önemli.