Saldıray'dan Memleket Manzaraları

Türkiye’de Kriz: Avrupa Yolunda Yeni Bir Engel Mi?

Aug 07
1 Yorum

Radikal gazetesinde Avrupa Birliği Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü’nün Türkiye üzerinde hazırladığı Türkiye’de Kriz: Avrupa Yolunda Yeni Bir Engel Mi? başlıklı rapor hakkında bir rapor çıktı.

Raporun özetini elimden geldiğince Türkçe’ye çevirdim. Metinin orjinalini buradan ulaşabilirsiniz. Özet kısmı kabaca şöyle:

Türkiye’de devam etmekte bulunan krizi şu etkenlerin ışığında değerlendirmek gerekir: ikiye bölünmüş bir toplum, zayıf bir politik sistem, Doğu Anadolu’daki düşük yoğunluklu isyan, ve ordu egemenliğinde, Kemalizm adı verilen devlet ideolojisine derinden bağlı iktidar zümresi. Kemalistler politik İslam’ı, Kürt milliyetçiliğini ve Avrupa liberalizmini ana rakipleri olarak algılamaktalar. Bu ve bu çalışmada açıklanan diğer sebepler yüzünden, kökleri politik İslam’a dayanan AKP ve ordunun karşı karşıya gelmesi sadece bir an meselesiydi. Halihazırda 2003 ve 2004’te ordu etkin olarak AKP’yi iktidardan devirme yollarını araştırıyordu. Ancak ordunun halk desteğini çekmesi ve halkı protesto için sokaklara dökmesi için Türkiye’de “Avrupa yorgunluğunun” birikmesi ve laik orta sınıfın AKP’nin iddia edilen gizli İslamı planlarından korkusunun artması gerekti.

Bu çalışmada gösterileceği gibi, Türk toplumunun yavaşça İslamcılaşması endişe duyulması gereken bir nokta ancak AKP’nin bunda oynadığı rol çok ufak veya hiç yok. Diğer yanda, ordunun Kemalizm’in laik yönlerini kucaklaması 1980 darbesi akabinde yine aynı ordunun İslam’ı desteklediği göz önüne alınırsa garip kaçabilir. Ancak, şu an gelinen noktada politik İslam’dan çok ordunun Cumhurbaşkanı ve Başkumandan olarak İslami kökenli ve AB yanlısı bir adayı kabul etmemekte ısrarcı olmasının payı var.

Haziran çıkışlı raporun orjinal ismi “Crisis in Turkey: just another bump on the road to Europe?”. Yazarı da Walter Posch. Raporun tam metnine buradan ulaşabilirsiniz ama ben yine okuduğum önemli noktalara dikkat çekmek istedim:

Yazar öncelikle uzunca ordunun AB’ye karşı çıkmasına değinmiş. AB’nin demokratikleşme kriterlerinden biri de ordunun iktidar üzerindeki etkisinin kalkması olmasından dolayı TSK’nın AB’ye uzak durduğunu belirtmiş. AB ve demokratikleşmenin Kemalizm’in politikadaki pençelerini kaldıracağını söylemiş.

Daha sonra uzun uzadıya Nokta dergisinde yayımlanan darbe günlüklerinden bahsetmiş. Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün darbeye karşı çıktığı fakat kuvvet komutanlarının AKP’yi devirme planları yaptığından bahsetmiş. Darbeci komutanların Aydın Doğan’la buluşup TSK’nın halkın desteğini arkasına alması konusunda yardımcı olmasını istediklerinden bahsetmiş. Özellikle Şener Eruygur’un diğer komutanlardan daha aceleci bir şekilde darbe planları yaptığından ve darbeyi 2004′te yapmayı istediğine değinmiş.

Yazarın bunların dışında biraz daha bilindik konularda yaptığı güzel ve isabetli tespitler var. Ama AKP’nin seçimlerden zayıflayarak çıkacağını tahmin etmiş ve seçim sonuçlarını önceden pek kestirememiş olması kendisine olan güvenimi biraz sarstı. Yine de analizleri ve dipnotları açısından bile önemli bir çalışma, özellikle de AB’nin resmi bir kuruluşu tarafından yayımlanmış olması AB’nin Türkiye’ye bakış açısını yanstıması açısından önemli.

 


Seçim Sonuçları

Jul 23
2 Yorum

Seçim sonuçları bazılarımızı şaşırtsa da birkaç hafta önce yapılan anketlerin tahminleri doğrultusunda şekillendi. Seçmenin yarısı AKP’yi seçerken, CHP’nin oyları yerinde saydı. Kürt siyasetçileri ve anti-Kürt MHP’de meclisin cümbüşüne katılmaya hak kazandılar.

Seçimlerden sonra AKPliler bayram ediyorlar, CHPliler “Baykal Rodos’a” diye bağırıyorlar, Kürtler meclise yeniden girmenin keyfini yaşıyorlar. Atatürkçü laik geleneğin bazı temsilcileri ise adeta kan ağlıyor, cumhuriyet devri kapandı, artık kadınlar çarşafa girecek diyorlar.

Türkiye’nin demokratik yönde ilerleyebilmesi için AKP’nin seçilmesi ve bu kadar oy alarak seçilmesi iyi olabilir. Neden derseniz, mevcut diğer partilerin hiçbiri Türkiye’de köklü bir değişimi savunmuyorlar. CHP, AKP’nin değişimlerine karşı çıkarak oy toplamaya çalışıyor. MHP, Apo’yu asacağını söylerek ufak hesaplar yapıyor. Dolayısıyla, AKP takiyye yapmayıp icraatlarına devam ederse, biraz akıllı olursa Türkiye’de gerçekten köklü ve olumlu bir değişiklik yaşanabilir gibi geliyor bana. Ama AKP cumhurbaşkanlığı seçimlerinde olduğu gibi yine dayatmacı, uzlaşmaz bir tutum içine girerse, toplumda laikliğe karşı saldırı addedilebilecek hareketler yaparsa, o zaman bu seçim Türkiye’yi kaosa sürükler. (4 sene önceki seçimlerde yine AKP sandıktan lider çıktığında bir takım garip insanlar cumhuriyet elden gidiyor diye yaygara koparmışlardı. 4 sene sonunda birşey olmadı şimdilik. Dolayısıyla AKP’nin hükümeti devam ettirmemesi için bir sebep göremiyorum.)

Bu arada Baskın Oran, biraz da 2.Bölge’deki DTP adayına kurban giderek meclise giremedi. Ama DTP adayı da giremedi. Baskın Hoca’yı mecliste görmek çok istiyordum. Ama artık bir dahaki sefere diyelim. Ufuk Uras’ın mecliste girmiş olması ise çok sevindirdi beni. Bakalım tek kişi olmasına rağmen meclisin havasını etkileyip ortalığı biraz karıştırabilecek mi.


Posted in AKP, CHP, Deniz Baykal

Atatürk’ün Değil Baykal’ın Partisi

Jun 06
Yorumlar

CHP’nin seçim listeleriyle ilgili Radikal’de bir haber çıktı. Habere göre CHP’nin milletvekili adayları içindeki en genç isim 1976 doğumlu yani 31 yaşında. Onu da Bursa 13. sıradan göstermişler ki 2002 seçimlerinde Bursa’nın 16 milletvekilinin sadece 4′ü CHP’den çıkmış.

AKP’ye islamcı, gerici damgası vurmakla ilerici olunmuyor. Modernlik adına şekil olarak bile bir tane genç aday gösteremedi CHP. Zaten AB’ye de karşı çıkıyorlar, Kürt sorununa olan yaklaşımları da son 25 senelik resmi devlet çizgisinin aynısı. Ooooh ne güzel, ondan sonra AKP seçilirse Türkiye geriye gider demeyi biliyorlar. Yeniliğin Y’si bile yok CHP’de, turşu gibi parti.

Her fırsatta Atatürk’ün kurduğu parti olmakla övünen CHP’nin Türkiye’yi ileriye götürmek adına laftan başka hiçbir icraatı yok. 70 yaşındaki genel başkanının siyasi kariyerinde de hiçbir başarısı yok. CHP’yi yeniden kurduğundan beri aldığı oylar belli 1995′te %10.7, 1999′da %8.7. Deniz Baykal yatsın kalksın AKP’ye dua etsin, millet korkudan kendine sığınmasaydı, e bir de Kemal Derviş olmasaydı yanında biraz zor alırdı o son %19.4′ü de.


Yazar Hakkında

1983 doğumluyum. İlkokulu, ortaokulu, liseyi ve akabinde üniversiteyi zar zor bitirdim. Futbolu, sinemayı, küfür etmeyi, nifak tohumları ekmeyi çok severim.

Ara

Gezinim

Kategoriler:

Bağlantılar:

Arşiv:

Beslemeler