Saldıray'dan Memleket Manzaraları

Yıkılmadım Ayaktayım

İşlerim olduğu için uzun zamandır yazamıyordum. Sonra bir gün Türkiye’ye gitmiş bulundum, lan bizim bir blog  vardı bakayım dedim. Kocaman kırmızı puntolarla “Bu siteye erişim mahkeme kararıyla kapatılmıştır” yazıyor. Bir de youtube vs gibi kapatmalarda mahkeme adı, karar sayısı vs veriyorlar normalde. Benimkinde sadece bunlar yazıyor. İçerlerdim biraz ama dedim ki demek doğru birşeyler yapıyoruz.

Sonuç olaraktan şimdi blogspot, wordpress ve diğer beleş blog hizmetlerini tekrardan bir karşılaştıracağım. Önerilere açığım. Sonra da bu blog’un devamı olacak yeni bir blog’a başlayacağım orada. Hem yeni bir soluk olur hem de Türkiye’de yasaklı olmaz. En azından şimdilik, çünkü dövizli askerlik yapmışım, geçirecek çok konu topladım.

Öperim tüm okurlarımı. Ben alkışlarınızla varım.


Posted in Sansür

Atam Youtube’u Açsana

NTV’nin haberine göre, youtube yine kapatılmış, yine Atatürk’e hakaret içeren görüntüler nedeniyle.

Şöyle bir elden geçirdim youtube’u. Bir kere tonla video var Atatürk’e hakaret içeren. Eğer suç buysa sürekli kapalı kalması lazım youtube’un. Onun dışında genel olarak gördüğüm Yunan ve Kürt temalı bir örgütlenme var Atatürk karşıtı videolarda. Ayrıca yorumlar yine evlere şenlik, bu yaşıma kadar duymadığım küfürleri öğrendim. İşte bu videolardan bir seçmece. Aslında çoğu bir boka benzemiyor da meraklısına.

http://www.youtube.com/watch?v=_i2KYcOGSzs (dansöz animasyonu ilginç ama bütün olarak vasat)

http://www.youtube.com/watch?v=9kpMYEGSwGA (rap varyasyon, baya küfürlü – yine zayıf buldum ben)

http://www.youtube.com/watch?v=1pQUdGfbpJ0&feature=related (orjinal müzik ama yaratıcılık yine yok)

http://www.youtube.com/watch?v=327_5lp9Le4 (atatürk at the gaybar – animasyon güzel, belki de bu yüzden kapanmıştır)


Posted in Atatürk, Sansür

İntihar Tatlıdır, O Zaman Ne Bekliyorsun?

Hiç gelmedi mi aklınıza bazen, çeksem şu fişi de bitse, ben de kurtulsam gitsem diye.

Elbet gelmiştir intihar etmek içimizden bazen. Ama cesaret edememişizdir, arkamızda bırakacaklarımızdan korkmuşuzdur, günahtan korkmuşuzdur, intihar etmeyi becerememekten korkmuşuzdur. Bu yazıyı okuduktan sonra korkmanıza gerek kalmayacak, siz de aradığınız cesareti kendinizde bularak sonsuz huzura erebilmenin keyfini yaşayacaksınız.  Öncelikle şu güzel videoyu izleyip, intihara karşı olan ön yargılarımızdan kurtulalım.

Gördüğünüz gibi intihar hiç de korkulacak birşey değil. Üstüne üstlük sizi içinizde bulunduğunuz boktan duruma düşürenlerden intikam almak için mükemmel bir yöntem. Sizi terkeden sevgilinizin, bütün gün başınızın etini yiyen anne babanızın öğretmenlerinizin ne kadar suçlu hissedeceğini düşünün siz intihar ettikten sonra. Vicdan azabı yetmezmiş gibi bir de bu insanların çevresindekiler sizin ölümünüzden onları sorumlu tutarak, bu hainleri suçlayıp yerin dibine sokacaktır. Herhalde bir taşla iki kuş vurmak demek böyle birşey olsa gerek.

Olayın teknik kısmına gelince arkadaşlar. Öncelikle eğer bir şekilde bir yerden tüfek, tabanca gibi bir silah temin edebilirseniz kesinlikle en garanti yöntem bu olacaktır. Eğer ateşli silah bulma imkanınız yoksa, sakın jilet bıçak gibi kesici alete başvurmayın. Bunlar intihar girişiminde kullanılabilecek en düşük yüzdeli yöntemlerdir. Bileklerini kesip sonra kurtarılan bir sürü insanın hikayelerini her gün okuyoruz. İkinci seçenek olarak yüksek bir yerden atlamayı tavsiye ediyor bu konuda detaylı araştırmalar yapmış bir çok web sayfası. Nedeni ise hem yaklaşık 3-4 saniye boyunca bungee jumping tadında bir boşlukta süzülme keyfi yaşamanız hem de intihar başarısı yüzdesinin yüksek olması. Bu noktada da mümkün mertebe 8′den yüksek katlı binaları seçmenizde yarar var. Daha alçak binalarda düşerken limit hıza ulaşmak zor olabiliyor. Eğer İstanbul’daysanız Boğaz Köprüsü hem manzara, hem sembolik hem de yükseklik açısından en ideal yerlerden bir tanesi. Kendi arabanız yoksa bile iş çıkışı saat 5-6 gibi taksiye binerek, trafik sıkışıklığından yararlanıp köprüdeyken intihar edebilirsiniz.

Bunlar benden size sadece birkaç tavsiye. Sonuç olarak intihar etmekten, kendinizi öldürmekten korkmayın. Ve bu işi başarıyla yapabilmek için benim öğütlerime kulak verin.


Posted in Sansür

İspiyoncu Aranıyor

Çok sağolsun yüce devletimiz halkımız intihardan, cinsel istismardan, uyuşturucudan, müstehcenlik, fuhuş ve kumardan korumak için sanal ortama da el atmış. Hatta çok da güzel bir websitesi yapmışlar, interaktif lezzetli, yanar döner. Bir de dikkatimi çekti, TC’nin başka resmi sitelerinden çok daha güzel ve işlevsel bir şekilde yapılmış site. Bakın giriş paragrafında ne denmiş:

5651 sayılı kanunun 8. maddesinde belirtilen; İntihara yönlendirme, Çocukların cinsel istismarı, Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, Sağlık için tehlikeli madde temini, Müstehcenlik, Fuhuş, Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçları ile 25/7/1951 tarihli ve 5816 sayılı kanundaki Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar hakkında ihbarlarınızı, ilgili alanlara tıklayıp gelen formu doldurarak veya yan kısımda belirtilen mail adresi, telefon ve SMS numaralarından herhangi biri vasıtasıyla yapabilirsiniz.

http://www.ihbarweb.org.tr/index.html

Bir de başbakanlığın sitesine bakın, götüme benziyor. (çirkin anlamında)

O değil de o kadar atıp tutuyorum bu blog’da, bir güzel kardeşimiz de çıkıp ispiyonlamadı daha. Orduya, Atatürk’e, dine verdik veriştirdik ama sonunda sansürü saçma insanın biri saçma insanın biri hakkında saçma şeyler yazdı diye wordpress camiası olarak yedik. Bu böyle gitmez, hemen intiharla ilgili ansür kaşıyan bir yazı yazıp aşağıya da bağlantısını vereceğim, eğer bunları okuyan birisi bu yazıyı ispiyonlarsa hem sosyal bir deney yapmış oluruz, hem de kırılan gururum yerine gelir. Haydi aramızdaki ispiyoncular, kırmayın beni.

http://saldiray.wordpress.com/2008/02/12/intihar-tatlidir-o-zaman-ne-bekliyorsun/ 


Edip Yüksel’in Adnan Oktar’a Dair Açıklaması

Edip Yüksel, Adnan Oktar hakkında yazdığım yazıların birine yorum bırakmış. Değiştirmeden aynen yayımlıyorum.

Merhaba Saldıray. Sansürle ilgili olarak yaptığım aşağıdaki açıklamamı yayınlayabilirsiniz.

WordPress’ten önce daha başka yüzlerce siteyi kapatan ve dünyayı kontrol etmeye heveslenen birini temsil eden Türk avukat Bülent Kalkan’ın bana yönelik suçlamaları doğru değildir.

Benim wordpress üzerinde hiç bir blogum yok. (Benim adıma tanımadığım birilerinin açtığı bir blogla da alakam yok). Buna vaktim de yok. Internette şu anda yazılarımı yayımlayan dört sitem var. Kronolojik sıraya gore bunlar:

www.yuksel.org
www.19.org
www.islamicreform.org
www.brainbowpress.com

WordPress’in sahipleri blog kullanıcılarının listesine baksalar sözkonusu blogların benimle hiçbir alakası olmadığın göreceklerdir. Ben hiçbir vakit kaçamak döğüşmedim. Adnan gibi köleler ve müritler edinip kendi adıma arenalara sürmedim veya başkalarının hazırladığı kitapların üzerine ismimi koymadım.

Bazan Adnan’ın tarikatından ayrılan üyeler benimle Internet yoluyla irtibat kurarlar. Adnan’ın bir zamanlar benim öğrencim olduğunu ve benim bazı fikirlerimi alıp suistimal ettiğini bildikleri için benimle dertleşmek ve benim yolumla, kendileri gibi kullanılmış eski müritlerle tanışmak istedikleri için… Ruhi, duygusal, ve finansal yönden iliklerine kadar sömürülen eski müritler İnternet’te geride kalan köleleri/müritleri uyarmak ve özgürlüklerine kavuşturmak için bir dayanışma grubu oluşturdular. Bu gruba katılanların büyük kısmı isimlerini gizliyor ve gizlemiyenlerin de büyük bir kısmını şahsen tanımıyorum. Siteleri kapatıldığı için wordpress’i kullanma fikri kendilerine aittir.

Şahsen, wordpress’in spam için kullanılmasını ahlaki bulmuyorum. Ancak, bu gençlerin tarikatta yaşadıkları korkunç deneyimi düşününce ve Türkiye’deki özgürlüğü kısıtlayan yasaların tarikat tarafından sonuna kadar kullanıldığını ve imdat seslerinin bastırıldığını görünce onların bu tavrını anlıyor ve gayretlerine saygı duyuyorum. WordPress’i luzumundan çok kullanmaları veya suistimalleri onların bir tarikat liderini koruyan bir sistem karşısında tek care olarak görmeleri yüzündendir.

“Harun Yahya or Adnan Oktar: The Promised Mahdi?” ve onun Türkçesi olan “Harun Yahya veya Adnan Oktar: Beklenen Mehdi?” başlıklı makalelerimi yayınladığı için www.19.org sitesi Adnan Oktar tarafından Türkiyeli ziyaretçilere kapatıldı. Arizona’da yaşadığım için maalesef gereken müdaheleyi yapamadım. Türkiyeli tektanrıcı müslümanlar için önemli bir tartışma forumu içeren siteyi bir an once açmak için sözkonusu makaleleri oradan silmeme, bir avukat tutup mahkeme kararını tersine çevirmeme rağmen Türk Telekom içine sızmış tarikat köstebekleri yüzünden maalesef www.19.org sitesi bir yıldan fazladır hala Türkiyeli ziyaretçilere kapalı bulunuyor. Gerçi bu haksız yasağı delmesini bilenler var, ama maalesef birçok kişi bu teknik beceriye sahip değil.

Türk mahkemelerini tekkesi gibi kullanan Adnan’a tepki olarak www.yahyaharun.com sitesini yayına soktum ve Adnan’dan zarar görmüş bir arkadaşı onunla görevlendirdim. O site yoluyla Türkiye’de iyi eğitim görmüş varlıklı ailelerin çocuklarına musallat olmuş bir tarikatın gerçek yüzünü ortaya çıkarmak istedik. Tabi o sitede Türkiye’deki çağdışı bir yasanın sansürüne uğradı.

Ben yazdığım her sözümün yanında dururum ve hiçbir zaman kendimi gizleyerek yazı yazmam. Ben ne Türk hükümetinden ne de USA-Inc’ten korkmam. Ben özgür bir insanım, ve fikir ve ifade özgürlüğünü, düşmanlarımın dahil, sonuna kadar savunurum. Eğer www.19.org/forum sitesindeki forumlara uğrasanız ve oradaki yazıları arşivleri dahil araştırsanız hem şahsıma hem savunduğum fikirlere yönelik yüzlerce eleştiriyi, hatta çirkin hakaretleri bile bulacaksınız.

Prensip olarak, ben hiçbir vakit müstehcen ifade kulanmam. Düşmanım dahil bir başkasına haksız yere iftira etmenin ahlaki sonuçlarının farkındayım. Daha once de söylediğim gibi, benim bu tarikat çetesine karşı verdiğim savaşımı başlatan Adnan olmuştur, ben değil. Kendisiyle 1980’lerde birleşen ve kısa bir süre içinde ayrılan yollarımız, maalesef yirmi yıl sonra tekrar kesişti.Yukarıda başlığını verdiğim ve onun gerçek yüzünü çok net bir biçimde ifşa eden makaleyi yazmama zorlayan o ve tarikatı olmuştur. Keşke kendisiyle hiç tanışmamış olsaydım.

Aşağıdaki sebeplerden bir tanesi bile, özgürlüğü seven her rasyonel kişinin bu tarikata karşı mücadeleye destek vermesi için yeterli olduğuna inanıyorum:

1. Adnan Oktar’ın tarikatı faşist bir tarikattır.
2. Adnan Oktar’ın tarikatı saf gençleri ruhen, duygusal, kişisel ve finansal yönden sömürmektedir.
3. Adnan Oktar’ın tarikatı varlıklı ailelerin çocuklarını ailelerinden soyutlamaktadır.
4. Adnan Oktar’ın tarikatı kendisinden zarar görenleri caydırmak için şantaj ve rüşvet kullanmaktadır.
5. Adnan Oktar’ın tarikatı sahte bilimi propaganda etmektedir. Örneğin, ilahi bir sistem olan evrim teorisine karşı yalan ve yanlış bilgiler yayınlamaktadır.
6. Adnan Oktar’ın tarikatı, Siyonizm düşmanlığını Yahudi düşmanlığı biçiminde genelleştirmekte ve ırkçılık yapmaktadır.
7. Adnan Oktar’ın tarikatı, Adnan’ın beklenen mehdi olduğunu progpaganda etmek için hadis kitaplarındaki uydurma mehdi hikayelerini seçerek ve evirip çevirirek sunmaktadır.
8. Adnan Oktar’ın tarikatı, köleleştirilen üyelerin çalışmalarının üzerine “Harun Yahya” ismini koyarak tarikat liderine maletetmektedir.
9. Adnan Oktar’ın tarikatı, benim kitaplarım dahil, çoğunluğu yabancı dilde yazılmış kitaplardan yapılan çalıntıları, hiçbir yabancı dil bilmeyen Adnan’ın kullandığı “Harun Yahya” ismine malederek pazarlamaktadır.
10. Kalabalıkları celbetmek için Adnan Oktar’ın tarikatı Sunni gözükür, ancak tarikat içinde Adnan’ın “ictihatları” ve mezhebi egemendir.
11. Farklı kaynaklardan gelen birçok habere göre, Adnan Oktar’ın tarikatı grup seks yapmakta ve “motor” diye niteledikleri cariyelerle anal seks yapmaktadırlar.
12. Adnan Oktar’ın tarikatı, para, politik bağlantıları, köstebekleri, ve çağdışı yasaları kullanarak tarikatten ayrılanların tarikatın sırlarını ifşa etmelerini engellemek için onların Internet’e astıkları tanıklıklarını sansür etmektedir.

Yukarıdaki ve şu anda hatırlamadığım nedenlerden ötürü ahtapotlaşan bir tarikata karşı mücadele veriyorum ve sizleri de buna katılmaya davet ediyorum.

Barış ile
Edip Yuksel


Sansürün Arkasından Adnan Hoca Çıktı

Birçok wordpress okuru ve kullanıcısı gibi ben de Türk Telekom’un siteye erişimi engelleme kararını anlayamamıştım. Olaydan birkaç gün sonrasına kadar Türk basınını tarayıp neler olduğunu anlamaya çalıştıysam da takip ettiğim hiçbir yayın organı bu konuya yer vermedi. Neyse en sonunda wordpress’ten açıklama geldi ve olayın arkasından eksisözlük’ü de kapattıran Allah’ın belası Adnan Oktar çıktı.

http://wordpress.com/blog/2007/08/19/why-were-blocked-in-turkey/ linkini takip ederek Adnan Hoca’nın avukatlarının wordpress’e yolladığı mektuba ve wordpress kullanıcılarının bu konudaki tartışmalarını okuyabilirsiniz.

Şikayete konu olanlar Adnan Hoca ve tarikatı ile ilgili aşağıdaki siteler. Sitelerin sahibi Edip Yüksel daha önce de Türkiye’de Adnan Hoca’nın açtığı davalar sonucu yargılanmış. Şahsım adına Adnan Hoca’nın kurduğu dinle alakası olmayan saçma sapan kült tarikatını eleştirdiği için saldırıya uğrayan Edip Yüksel’e geçmiş olsun diyorum ve mücadelesi için kendisini kutluyorum.

Ayrıca Adnancı avukatlar Kerim Kalkan ve Ceyhun Gökdoğan’ı akla ve insaniyete davet ediyorum.

Bugün itibariyle baktığımda wordpress şikayete konu olan sitelerin hiçbirini kapatmamış. Umarım bu böyle devam eder. Bizim yanlışımıza wordpress de uyacağına, belki Türk kanunları wordpress’ten ders alır.

http://adnanoktar.wordpress.com
http://adnanoktarveislam.wordpress.com/
http://fitikado.wordpress.com

http://oktarbabuna.wordpress.com
http://adnancilar.wordpress.com/
http://adnanoktarveislam.wordpress.com/
http://whoisharunyahya.wordpress.com/
http://adnanoktargercekleri.wordpress.com/
http://quiestharunyahya.wordpress.com/
http://harunyahyaarabic.wordpress.com/
http://safsataciharunyahya.wordpress.com/
http://savsatalaracevap.wordpress.com/

www.yahyaharun.com,

www.19.org

www.calinmisgenclik.com


Fatih 2. Asliye Hukuk WordPress’i Yasakladı

Bu siteye erişim mahkeme kararıyla engellenmiştir.

T.C. Fatih 2.Asliye Hukuk Mahkemesi 2007/195 Nolu Kararı gereği bu siteye erişim engellenmiştir.

Bu kadar basit işte. Herhangi bir mahkeme neden olduğu belirsiz bir sebepten dolayı WordPress’e ve altındaki sayısız blog’a Türkiye’den erişimi yasaklayabiliyor. Ondan sonra herkes suçu birbirine atacak, Türk Telekom mahkeme kararı var diyecek. Mahkeme şikayet var diyecek. Ya bu kadar salak bu kadar saçma bu kadar alçakça bir uygulama olabilir mi ya? Dükkan mı kapatıyorsun, kahve mi mühürlüyorsun kardeşim? Koskoca internet bu ya… Göze yasak olmaz diye bir atasözü vardır, interneti yasaklamaya çalışan zihniyete ne demeli.

Fatih 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin Allah belasını versin. Bunu da yasaklayın hadi. Oktar Babuna’nın, Adnan Hoca’nın da Allah belasını versin, bunu da yasaklayın. Gençler çoçuklar bebekler çekinmeyin, siz de bol bol esrar sarın, zihniniz açılsın, bedensel gelişiminiz sınıf atlasın. Hadi hep beraber. Bunu da yasaklayın.


Posted in Sansür