Saldıray'dan Memleket Manzaraları

Hrant Dink’in Anısına

May 29
Yorumlar

Hrant Dink’in Ermeni kimliği üzerine yazdığı, 301. maddeden ceza almasına ve öldürülmesine sebep olan yazı dizisinin tamamı Koxuz.org‘da var.

Hrant Dink’e hain damgası vuran cahil faşistler 15 dakikalarını ayırıp sindire sindire yazıyı okuyup anlasalardı belki de kendisi şu anda hala hayatta olacaktı, belki de 301. maddeden hüküm giymenin ayıbını yaşamayacaktı.

Yazının tamamını okuduysanız aşağıdaki satırların aslında toplumda lanse edildiği gibi Türklüğe hakaret etmediğini siz de anlayacaksınız.

“Türk”ten boşalacak o zehirli kanın yerini dolduracak temiz kan, Ermeni’nin Ermenistan’la kuracağı asil damarında mevcuttur. Yeter ki bu mevcudiyetin farkında olunsun.”

Siz yazıyı yine de okuyun da ben dizinin sekiz kısmını da okuduktan sonra yukardaki cümlelerden ne anladığımı söyleyeyim. Yazının önceki kısımlarında Hrant Dink diasporadaki Ermeniler’in kendi kimliklerinin soykırımın Türkiye’ye kabul ettirilmesi üzerine kurduklarını, dünyanın dört bir yanına dağılmış Ermeniler’in ortak payda olarak bunu benimsediklerini söylüyor. Sonra da bunun yerine Ermeniler’in kendilerine ortak payda olarak Ermenistan devleti ile bağ kurmaları ve Ermeni kimliğinin bu metodla yeşertilmesi gerektiğini belirtiyor.

Yukardaki cümlelerin tam olarak açıklaması dolayısıyla şöyle:

Ermeniler’in kendi kimliklerinin Türk’ten (Türkler’e soykırımın kabul ettirilmesinden) bağımsız olması lazım. Bu soykırımı kabul ettirme inadının (yani zehirli kanın) yerini dolduracak daha müspet daha yapıcı bir kimlik tanımını (yani temiz kanı) Ermeniler Ermenistan’la kuracakları bağlarda aramalılar.

Benim açıklamamı beğenmeyen açsın kendisi okusun, kendisi anlasın. Ama illa ki birine “vatan haini” damgası vurmadan önce bir 15 - 20 dakika ayıralım, okuyalım, anlayalım, kibarlıktandır.

Not: Rakel Dink’in Başbakana yazdığı mektupla ilgili yazıya burdan ulaşabilirsiniz.


Bulgaristan’daki Türkler ve Boy Aynası

May 27
3 Yorum

Çok küçükken TRT’de bir dizi görmüştüm. Bulgar Türkleri’nin karşılaştığı haksızlıkları anlatıyordu. Topu topu iki sahne hatırlıyorum diziden, birinde Bulgar doktor Bulgarca bilmeyen hastanın tercüman kullanmasına izin vermiyor, derdini Bulgarca anlatamazsa tedavi olamayacağını söylüyordu. Diğerinde de Türk bir öğrenciyi Bulgar çocuklar okulda dövüyorlardı.

Artık üstünden onca yıl geçmesine rağmen nasıl aklıma kazınmış bu iki sahne bilemem. Burdan yola çıkarak birçok Bulgar Türkü’nün Türkiye’ye göçmesine sebep olan, Türk halkını ve TRT’yi çok kızdıran komünist Bulgar hükümetinin politikalarına bir bakış atalım, sonra da takkeyi elimize alıp bir düşünelim…

Bulgaristan hükümetinin asimilasyon politikaları uyarınca:

  • Türkçe isimler Slav isimlerine çevrildi
  • Kamuya açık alanlarda Türkçe konuşmak yasaklandı
  • Türkler’in Türkiye’ye göçünü hızlandırmak için sosyal ve ekonomik baskılar uygulandı

Şu anda Bulgaristan’daki durum mükemmel değil ama Türkler’in hakları konusunda epey iyileştirme yapılmış. Türkler’in Bulgar parlamentosunda kendi partileri ve 15-20 tane milletvekili var, Bulgaristan’da Türkçe çıkan 7 adet gazete var. Türkler’in yoğun olarak yaşadığı bölgelerde okullarda Türkçe dersleri var. İsim konusundaki sınırlamalar kalktı.

Peki ya Türkiye’deki azınlıklar? BulgaristanTürkçe’yi Türkçe isimleri yasakladığında bizde kıyamet koparken Kürtçe isimler yasaklı değil miydi? Onu geçtim daha iki hafta önce Kürt partisi meclise giremesin diye pusulalarla aşağılık oyunlar oynanmadı mı? Kürtçe gazeteler, okulda Kürtçe dersleri uzun vadede bile olası görünmüyor. Biraz da iğneyi kendimize batıralım artık.


Yazar Hakkında

1983 doğumluyum. İlkokulu, ortaokulu, liseyi ve akabinde üniversiteyi zar zor bitirdim. Futbolu, sinemayı, küfür etmeyi, nifak tohumları ekmeyi çok severim.

Ara

Gezinim

Kategoriler:

Bağlantılar:

Arşiv:

Beslemeler